|
|
|
|
#1 |
|
Forum Uzmanı ![]() |
"İki de keklik bir kayada ötüyor."
Bu türküyü duymayan yoktur. Hele türkülerle bir olmuş insanımızın ağzına pelesenk gibi yapışmış bu türkünün oldukça acıklı bir hikayesi var. Gelin bakalım: Balıkesir'in Edremit ilçesine bağlı Güre köyünde geçer olay. Aslında Mahmut Şevket Efendi ile evli olan Şöhret Hanım ve onun oğlunun hikayesidir bu. Şöhret Hanım'ın oğlu Zekeriya, Sarıkamış'ta askerlik görevini sürdürmektedir. Tıpkı Zekeriya gibi zorlu kış şartları altında yürüyen askerler, tipinin etkisinde kalırlar. Askerler yolu açarlar, fakat her seferinde tipi yolu tekrar kapatır. Tam bu sırada, Zekeriya yol kapanınca önündeki kuyuyu görmez ve kuyuya düşüp şehit olur. Oğlunun ölüm haberini alan Şöhret Hanım, gökyüzüne baktığında keklikler ötüşüyordur. Kekliklerin sesi, annenin yüreğindeki acıyla bütünleşir ve bu derin hüzün türküye ilham olur. İki de keklik bir kayada ötüyor, Ötme de keklik derdim bana yetiyor, Aman aman yetiyor. Annesine kara da haber gidiyor. Yazması oyalı kundurası boyalı, Yar benim aman aman yar benim Uzun da geceler yar boynuma sar benim. Aman aman sar beni. İki de keklik bir derede su içer, Dertli de keklik dertsizlere dert açar, Aman aman dert açar. Ona yanık sevda derler tez geçer. Yazması oyalı kundurası boyalı, Yar benim aman aman yar benim Uzun da geceler yar boynuma sar benim. Aman aman sar beni. |
|
|
|
|
|
#2 |
|
Kurucu Admin ![]() |
|
|
|
|
![]() |
| Yer İmleri |
| Etiketler |
| ikikeklik, neoarkeo, türkü |
| Konuyu Görüntüleyen Aktif Kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
| Görünüm Modları | |
|
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Forum Kuralları |
|