|
|
|
|
#1 |
|
Forum Uzmanı ![]() |
Aspendos Antik Kenti'ndeki arkeoloji kazılarında arkeologlar, yeni bir mezarlık keşfetti.
Yeni nekropol alanı, Aspendos'un klasik dönemine ilişkin arkeolojik bilgi birikimini genişletiyor. Doğu Nekropolisi'nde açılan ilk mezarda sikkeler, seramik kap ve çeşitli mezar buluntuları ortaya çıktı. Bakanlık kanalından yapılan ilk resmi açıklamaya göre, mezarda gömülü kişinin atletik faaliyetlerle ilişkili olabilir. Medya ise olayı "güreşçi mezarı bulundu" şeklinde yorumlamayı tercih etti. Antalya'daki Aspendos Antik Kenti'nde ilk kez tespit edilen Doğu Nekropolisi'nde, MÖ 5. yüzyılın son çeyreği ile MÖ 4. yüzyıl arasına tarihlenen sandık tipi bir mezar ortaya çıkarıldı. Mezarda bulunan, üzerinde güreşçi tasvirleri yer alan Aspendos sikkeleri ve diğer buluntular, mezar sahibinin sporla ilişkili olabilceğine yorumlandı. Pamphylia'nın önemli kentlerinden Aspendos'ta sürdürülen arkeolojik kazılarda, kentin daha önce bilinmeyen bir nekropol alanı ortaya çıkarıldı. Doğu Nekropolisi olarak adlandırılan alanda açığa çıkarılan sandık tipi mezar, MÖ 5. yüzyılın son çeyreği ile MÖ 4. yüzyıl arasına tarihleniyor. Yaklaşık 2 bin 400 yıllık mezarın en ilgi çekici yönlerinden biri, yalnızca gömü yapısını ortaya çıkarması değil, Aspendos'un klasik dönem yerleşiminin doğu kesimindeki ölü gömme düzenine ilişkin yeni arkeolojik veriler sağlaması. Yeni nekropol alanı, Aspendos'un klasik dönemine ilişkin arkeolojik bilgi birikimini genişletiyor. Aspendos, Pamphylia'nın önde gelen kentlerinden biri olarak Köprüçay'ın (antik Eurymedon) kıyısındaki stratejik konumuyla gelişmişti. Kentin klasik dönemine ilişkin bilgiler arasında sikkeler ve yazıtlar önemli bir yer tutuyor. Aspendos'un klasik dönem sikkelerinde kentin yerel adının *Estvediys/Estvediya* biçiminde görülmesi de kentin Pamphylia'daki yerel kimliğine ilişkin önemli veriler sağlıyor. Doğu Nekropolisi'ndeki mezar ise bu tarihsel çerçeveye farklı bir veri grubu ekliyor: Ölü gömme uygulamaları ve mezar bağlamı. Sandık tipi mezarın mimarisi, gömü biçimi ve mezarla birlikte bırakılan eşyaların tamamının birlikte değerlendirilmesi, Aspendos toplumunda bireylerin nasıl gömüldüğü, mezarlara hangi nesnelerin bırakıldığı ve bu nesnelerin toplumsal kimlikle ilişkisi konusunda yeni araştırmalar yapılmasına imkan sağlayabilir. Kazı ekibinin mezardaki tüm buluntular üzerinde gerçekleştireceği ayrıntılı çalışmalar, güreşçi tasvirli sikkelerin mezara neden bırakıldığı sorusunun yanıtlanması açısından da önem taşıyor. Mezarda ele geçirilen buluntular arasında, üzerinde güreşçi figürlerinin bulunduğu Aspendos sikkeleri de yer alıyor. Bu buluntu, mezara bırakılan eşyaların ölen kişinin kimliği, toplumsal konumu veya yaşamındaki belirli faaliyetlerle ilişkili olup olmadığı sorusunu gündeme getiriyor. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, sosyal medya hesabından mezardaki buluntuların, burada defnedilen kişinin sporla ilişkili, hatta Aspendoslu bir güreşçi olabileceğine işaret ettiğini belirtti. Bakan Ersoy'un değerlendirmesi, şu aşamada, kesin bir kimlik tespiti olarak değil, arkeolojik buluntular üzerinden ortaya çıkan bir olasılık ama medyanın hberlerine "güreşçi mezarı bulundu" başlığı atması için yeterli. Mezarda bulunan sikkelerin üzerindeki güreşçi tasvirleri özellikle dikkat çekici. Çünkü güreş, Aspendos'un klasik dönem sikke repertuvarının en tanınmış unsurlarından biri. Aspendos'un MÖ 4. yüzyıla ait gümüş staterlerinin ön yüzünde iki güreşçinin karşılaşması, arka yüzünde ise sapan kullanan bir figür bulunuyor. Sikkelerde kentin adı Pamphylia dilindeki biçimiyle de yer alıyor. Güreşçi tipinin Aspendos sikkelerinde MÖ 4. yüzyılda ortaya çıktığı ve uzun süre kullanıldığı biliniyor.
|
|
|
|
| Yer İmleri |
| Etiketler |
| arkeoloji, bilim, neoarkeo |
| Konuyu Görüntüleyen Aktif Kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
| Görünüm Modları | |
|
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Forum Kuralları |
|