Tek Mesajı Görüntüle
Old 29-10-26, 12:08 PM   #1
neoarkeo
Forum Uzmanı
ForumAlemi Üyesi
 neoarkeo Kullanıcısının Avatarı
Varsayılan Cumhuriyet bayramimiz kutlu olsun

Bugün 29 Ekim 2026. Asırlık çınarımız Cumhuriyet’imizin 103.yılı. En büyük bayramımız “29 Ekim Cumhuriyet Bayramı” kutlu olsun.

Peki nedir Cumhuriyet? “Türk Dil Kurumu” şöyle ifade eder: “Milletin egemenliği elinde tuttuğu ve bu egemenliği seçtiği milletvekilleri aracılığıyla kullandığı bir devlet yönetim biçimidir.”

Yani, halkın kendi kendini yönetmesi. Peki bu mudur sadece cumhuriyet? Gelin bakalım.

En başta Türk Cumhuriyeti’ne baktığımızda kuşkusuz kanla yazılan, imkansızlıklar içinden imkanlar yaratan bir milletin destanı karşılar bizi. Aziz şehitlerimizin, atalarımızın, dedelerimizin, ninelerimizin hatırasıdır bu. Ve belki de bu yüzden ulusal bağımsızlıkla cumhuriyet hep bir arada anılır.

Türk Cumhuriyeti, din ve vicdan hürriyetini sever. “Din ve Diyanet İşleri Başkanlığı” kurumunun kurulmasının yegane amaçlarından biri de budur. Her dinden insana aynı şekilde saygı ve sevgi göstermek, dininin gerektirdiği şartları sağlamak.

Cumhuriyet, fırsat eşitliği demektir. Din, dil, ırk, mezhep, yaş, cinsiyet gibi şartlara bağlı olmadan herkesin aynı haklara sahip olmasıdır. Kişi eğer gerekli şartlara sahipse cumhurbaşkanı dahi olabilir mesela. Yeter ki layık olsun. Çünkü cumhuriyet, liyakatı, layık olanı sever.

Cumhuriyet; yerinde saymamak, devamlı ilerlemek demektir. Sürekli yarışmak, kendinle yarışmak demektir. 1923 yılında Lozan’ın tam ortasında, “Milli İktisat Kongresini” toplayabilmek, 1928 yılının Kasım ayında Harf İnkılabını yapabilmek, 1930’lu yıllarda onlarca fabrika kurabilmektir.

Cumhuriyet, aklı ve bilimi sever. Cumhuriyet, irfanı hür, fikri hür, vicdan hür nesiller ister ve yetiştirir. Deha, dünya çapında gurur kaynağımız olan isimler yetiştirir. Mustafa Kemal Atatürk, Cahit Arf, Sabiha Gökçen, Halet Çambel, Hulusi Behçet gibi… Hepsinin ruhu şad olsun!

Cumhuriyet; bir nevi disiplindir, devrimcidir. Köhnemiş kurumları, yapıları bir yerine atarak yepyeni bir oluşum içine girmektir. Okka, arşın, endaze gibi işe yaramaz, ne olduğu anlaşılmaz ölçü birimlerini bir kenara koyup metre, kilogram gibi bütün dünyanın kullandığı, saydığı birimleri getirebilmektir.

Cumhuriyet, yapılmayanı yapmak demektir. Daha elli yıl önce maalesef insandan bile sayılmayan kadınlarımıza “5 Aralık 1934” günü kadınlara, seçme ve seçilme hakkı tanıyarak dünyaya adını altın harflerle yazdırmak demektir.

Cumhuriyet, ulusaldır. Tarihimizi yok etmek bir kenara dursun tarihimize gerekli değeri gösteren bir mecradır. “Güneş Dil Teorisini” ortaya atarak, “Türk Tarih Kurumunu” kurarak bu özelliğini de net şekilde gösterir bize.

Cumhuriyet, refahtır. Ekonomik refahtır, sosyal refahtır. Cumhuriyet kurulduktan sonra 1938’e kadar Türkiye ekonomisinin %7,5’ gibi bir rakam ile olağanüstü büyümesi demektir. Yeni Latin Türk alfabesiyle tanışan, öğrenen insanların birbirleriyle daha iyi iletişim kurması, okuması, yazması, müreffeh bir sınıfa çıkması demektir.

Cumhuriyetin en güzel yanı nedir dostlar bilir misiniz? Özgürlüktür, özgürlük. İnsanın istediğini yiyebilmesi, istediğini giyebilmesi, istediği bölümü okuyabilmesi, istediği mesleği yapabilmesi, istediklerini hür bir ifade ile söyleyebilmesi… Yeter ki layık olsun ve başkalarına zarar vermesin, rahatsız etmesin.

Üstelik tüm bu güçleri ve özgürlükleri kanunun kendisinden, anayasadan alır. Ne harika bir sistem değil mi?

Ve unutulmasın ki her Türk ezelden beri bağımsız doğar, bağımsız yaşar ve bağımsız ölür. Türk kulluğu insana değil, sadece inancı gereği Yaradan’a yapar. Bu bakımdan bile bir Türk için en güzel sistem, Cumhuriyet’ten başkası değildir.

Ve de bize bu güzel armağanı sunan, “En büyük eserim Cumhuriyet’tir.” diyen Ata’mıza, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e çok büyük bir borç içindeyiz. Ancak manevi mirası olan akıl ve bilimi seçerek ödenebilecek bir borç.

Sadece ona mı?

Kanını, canını, evladını, gençliğini ve dahi her şeyi seve seve feda eden kahraman Türk kadınına, Türk erkeğine, çalışmalarıyla, yaptıklarıyla bize gurur kaynağı olan tüm vatan evlatlarına.

İyi ki varsınız!

Biz bu bayramı 1925’ten beri kutluyoruz. Hiç merak etmeyin Cumhuriyet’imiz hep payidar kalacak ve kutlamaya devam edeceğiz.

İlelebet Cumhuriyet!

İlelebet Mustafa Kemal Atatürk!
neoarkeo şu anda çevrimiçi  
Alıntı ile Cevapla