|
|
|
#1 | |||||||||
|
Forum Uzmanı Üye No : 14 Üyelik Tarihi: Aug 2026 Nerden : Konular : 89 Mesajlar : 210
Aldığı Teşekkür : 46 Ettiği Teşekkür : 103 Rep Puanı: 10 Tuttuğu Takım :
Ruh Halim:
Level: 13 [ ![]() ![]() ![]() ]Paylaşım: 469 / 469 |
Ortalama olarak günde 8 saat uyuduğumuzu düşünecek olursak; hayatımızın üçte birini, uyku dönemi ile geçiriyoruz. Yine, ortalama olarak; bir insan ömrünün 25 senesi ediyor. Azımsanacak bir süre değil bu. Bu süre, hala sırrını çözemediğimiz uykunun, bize ne kadar önemli olduğunu gösteriyor.
Bilimsel verilere dayanarak yapılan araştırmalarda, bugüne kadar pek çok kez uykunun insan hayatı için, çok önemli olduğu sonucuna varıldı. Vücudunuz uyurgezerliğe karşı, kaskatı kesiliyor ama; beyniniz, gündelik hayata göre, çok daha fazla çalışıyor. Dinlendiğinizi hissettiğiniz bu 8 saatte beyin, öğrendiklerinizin tamamını defalarca tekrarlayıp, bunu anlamlandırmaya çalışıyor. Nöronlarınıza belli sürelerde bir; elektrik sinyalleri gönderiyor. Bunu yaparken, bazen size çok saçma gelebilecek rüyalarla, temas kuruyor. Eğer kafi derecede uykunuzu alabilmişseniz, sabah oldukça dinç ve zinde kalkıp başlıyorsunuz güne. Kalıcı bir belleğe sahip olmamızı ve bilgilerimizi kesinlikle uykuya borçluyuz. Ben; bu durumu, akıllı cep telefonlarına benzetiyorum. Eğer, belli bir süre sonra telefonunuzu kapatmazsanız; telefonunuz ağırlaşmaya başlıyor, bazı sistematik problemlerle karşılaşmaya başlıyorsunuz. İnsanla uyku arasındaki bağlantı da aynen böyle. Yarım yamalak ve uyku evrelerinden geçmemiş bir uyku ile, güne başlamışsanız ya da o gece hiç uyumadıysanız, gün içinde sorunlarla baş etmek zorunda kalıyorsunuz. Uykusuzluk hali yanı sıra, özellikle dikkatinizi toplama ve öğrenme konusunda güçlük çekiyorsunuz. Eğer, bu uykusuzluk hali üç günden fazla sürüyorsa davranış bozuklukları yaşıyor, halüsinasyonlar görüyorsunuz. Uyku, anlamlandıramadığımız; ama insan hayatı için olmazsa olmaz bir şey. REM ve NREM dönemleri, uyku felci( karabasan), uyurgezerlik, rüyalar ve türleri gibi uyku içindeki derin konular, bugüne kadar hep yazıldı, çizildi; yazılmaya çizilmeye de devam edecek. Günün birinde uyku ve rüyanın sırrı keşfedilebilir mi? Eğer keşfedilirse, insanlık tarihinin; en büyük keşiflerden biri olur bu. Uykuyu tek başına, bir yazı içine sığdırmak zor. Uyku ve rüyalarla ilgi görüş ve düşüncelerime mutlaka yazılarımda yer verip, sizinle paylaşmak istiyorum . Her iki konu başlı başına çok derin ve çok şaşıracağınız bilgilere sahip konular. Ben; bugün size, uykusuzluğa çare olabilecek bir teknikten bahsedeceğim. Tekniğin ismi, “4-7-8 tekniği”. Söylenenler o ki, bu tekniğin adımlarını yerine getirirseniz, 60 saniye içinde uykuya dalabiliyormuşsunuz. Eğer bu teknik işe yarıyorsa, uyumanız için kitap okumanıza, televizyon izlemenize ya da ayran, yoğurt, süt vs. tüketmenize gerek yok. Stres, sıkıntı, yoğun baskı gibi nedenlerden ötürü; kaçmasına sebep olan uykunuzun yeniden gelmesi için, bu teknik işe yarar mı? “Harvard Üniversitesi”nde ABD’li Doktor “Andrew T Weil”, bu tekniğin işe yarayacağından emin. Uykusuzluk problemi çekenler için, bu yenilikçi yöntemin, 60 saniyede insanları uyutacağını ve yöntemin sinir sistemi için, doğal bir sakinleştirici olduğunu söylemiş. Yapılan test çalışmaları sonucunda, bu egzersizlerin, stres seviyesini tıpkı meditasyon gibi düşürdüğü tespit edilmiş. Ayrıca Weil, bu yöntemin anksiyete tedavisine de olumlu katkı vereceğini söylemiş. Yöntem neden işe yarıyor? Çünkü, bu adımlar sırasında ciğerler daha çok oksijenle doluyor. Böylelikle, parasempatik sinir sisteminiz rahatlıyor, gevşiyor. Uykunuz kendiliğinden gelmeye başlıyor. Bu yöntem vücudunuzu rahatlatırken, nefes vermeye odaklanmak; zihninizdeki tüm stres ve sıkıntıları atmanıza çare oluyor. Tekniği uygulamak için, şu 5 adımı sırasıyla yapmak gerekiyor: 1- Başlamadan önce ağzınızdan bütün nefesiniz boşaltın. 2- Ağzınızı kapatıp 4 saniye burnunuzdan nefes alın. 3- 7 saniye boyunca nefesinizi tutun. 4- 8 .saniyede bütün nefesinizi ağzınızdan verin. 5- Bu yöntemi 3 kez tekrarlayın. Yöntemi denemediğim için, yöntemle ilgili bir şey diyemeyeceğim. Uykusuz bir gecede yöntemi deneyip, işe yarayıp yaramadığına tanıklık etmek istiyorum şahsen. Bu arada, size bir tavsiye. En güzeli, her türlü yöntemi bir kenara atıp; başınızı yastığınıza koyduğunuzda güzel şeyler hayal etmeniz. Bilhassa; stres, kaygı ve baskı oluşturabilecek durumlarda bile, bardağın dolu tarafından bakmanız olaylara. Bunu yapın, mışıl mışıl uyuyun. Bu da benim tekniğim. |
|||||||||
|
|
|
|
|
#2 | |||||||||
|
Radyo Sorumlusu Üye No : 8 Üyelik Tarihi: Aug 2026 Nerden : Konular : 1 Mesajlar : 105
Aldığı Teşekkür : 34 Ettiği Teşekkür : 42 Rep Puanı: 10 Tuttuğu Takım :
Ruh Halim:
Level: 9 [ ]Paylaşım: 309 / 309 |
İlginç bir teknikmiş.Deneyip size aktarım yaparım
|
|||||||||
|
|
|
|
|
#3 | |||||||||
|
Forum Uzmanı Üye No : 14 Üyelik Tarihi: Aug 2026 Nerden : Konular : 89 Mesajlar : 210
Aldığı Teşekkür : 46 Ettiği Teşekkür : 103 Rep Puanı: 10 Tuttuğu Takım :
Ruh Halim:
Level: 13 [ ![]() ![]() ![]() ]Paylaşım: 469 / 469 |
Ben denedim galiba işe yarıyor...
|
|||||||||
|
|
|
![]() |
| Yer İmleri |
| Etiketler |
| bilim, neoarkeo, uyku |
| Konuyu Görüntüleyen Aktif Kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
|
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Forum Kuralları |
|