|
|
|
#1 | |||||||||
|
Forum Uzmanı Üye No : 14 Üyelik Tarihi: Aug 2026 Nerden : Konular : 89 Mesajlar : 210
Aldığı Teşekkür : 46 Ettiği Teşekkür : 103 Rep Puanı: 10 Tuttuğu Takım :
Ruh Halim:
Level: 13 [ ![]() ![]() ![]() ]Paylaşım: 469 / 469 |
Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, develer tellal, pireler berber iken; ben annemin beşiğini tıngır mıngır sallarken…
Bir varmış bir yokmuş. Çok uzun zaman önce, kaplumbağalar ülkesinde bir arada yaşayan kaplumbağalar varmış. Suya sabuna dokunmaz, kimsenin tavuğuna kış demez, gül gibi yaşayıp giderlermiş. Yiyecekleri varmış, suları varmış; ama bir gün gelmiş bütün suları tükenmiş. Çaresizlik içinde kara kara ne yapabileceklerini düşünmeye başlamışlar. Aralarından en yaşlı ve bilge olanı: “ Şu dağı görüyor musunuz? Onun arka tarafında büyük bir göl var.”demiş. Yalnız, hepsinin bu dağı aşması mümkün değilmiş. Zira aralarında yaşlı olanlar da varmış. Çok geçmeden kaplumbağalar, kendi aralarında konuşmuşlar ve bu görev için aralarından iki genç kaplumbağa seçmişler. İki genç kaplumbağa, bu görev karşısında pek hevesli olmasalar da mecburen kabul etmek zorunda kalmışlar. Az gitmişler, uz gitmişler; dere tepe düz gitmişler. Yıllar yılları kovalamış ve nihayet 25 sene sonra, dağın arkasındaki göle ulaşmayı başarmışlar. Kaplumbağadan bahsediyoruz, e anca yani! Göl, su ihtiyacını gidermek için oldukça çekici duruyormuş; fakat büyük bir problemi varmış iki genç kaplumbağanın. Evden çıkarken yanlarına su kabı almayı unutmuşlar. Aşağı tükürsen sakal yukarı tükürsen bıyık. Aralarında şu konuşmalar geçmiş: - Benim aklıma, dahiyane bir fikir geldi. Birimizin kap alması lazım, öbürümüzün burada kalıp gölü kontrol etmesi lazım. İkimiz kap almaya gidersek, biri gelip bu sudan içebilir. Ben beklerim burada, en iyisi sen git kapı almaya! - Sen kendini çok akıllı sanıyorsun galiba! Ben gideceğim su kabını almaya; ama ya sen bütün suyu içersen… İşte o zaman hepimiz susuz kalır ve ölürüz. * * - Ne pahasına olursa olsun, o suyu ağzıma sürmeyeceğim. Sen bir koşu git al gel kabı. Ben, burada seni bekliyor olacağım, söz veriyorum sana! Böylelikle arkadaşına güvenen diğer kaplumbağa yola çıkmış. Yine, yıllar yılları kovalamış; gelen giden hiç olmamış. 30 yıl, 40 yıl, 50 yıl. “ Yolda başına bir şey geldi bunun herhalde. Aklıma getirmek istemiyorum; ama belki de bütün köy susuzluktan öldü. Olan oldu, en azından gölden ben su içeyim de ben hayatıma devam edeyim” demiş. Kafasını kabuğundan çıkarıp sudan içecekken çalıların arkasından arkadaşının sesi duyulmuş: - Henüz yola çıkmıştım ki seni bir kontrol edeyim diye geri döndüm. Bak böyle yaparsan, gitmem ha! Dipnot: Kaplumbağalar uzun yaşamlarının sırrını şuna borçludurlar: “ Ağır yaşa, yaşlı öl!” |
|||||||||
|
|
|
![]() |
| Yer İmleri |
| Etiketler |
| kaplumbağa, masal, neoarkeo |
| Konuyu Görüntüleyen Aktif Kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
|
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Forum Kuralları |
|